Adak nedir? Adağın hükmü ve fazîleti nedir? Adağın sahih olması için gerekli şartlar nelerdir?”
Allah’ın rızasını tahsile vesîle olan ibâdet türlerinden birisi de adaktır. Bir Müslüman’ın, şartlı veya şartsız, farz veya vâcip cinsinden bir ibâdeti yapacağına dâir Allah’a söz vererek, bu ibâdeti kendisine borç kılmasına adak (nezir) diyoruz. Başka bir ifâdeyle adak, kişinin, dînen yükümlü olmadığı bir ibâdeti kendisine vâcip kılmasından ibârettir.
Bu yazı, Muhyiddin-i Arabi'nin "Seceret'ül Kevn" adlı eserinden iktibas edilmiştir.Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun... Salat ve selam, efendimiz Emin Peygamber Muhammed'e... Sonra, onun ak aline... ve ashabının tümüne olsun. İbn-i Abbas (r.a.) Hz.'inden naklen Mu-az b. Cebel rivayet ediyor - Bir gün Resülullah (s.a.v.) ile beraberdik. Ensardan birinin evinde toplanmıştık... Tam bir cemaat olmuştuk. Sohbete dalmıştık. Bu arada, dışarıdan bir ses geldi; - Ev sahibi... İçerdekiler.. Eve girmem için bana izin verir misiniz? Benim sizden bir dileğim var. Görülecek bir işim var. Bunun üzerine, herkes Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin yüzüne bakmaya başladı. Orada ve her zaman büyük oydu... izin ondan çıkacaktı. Resülullah (s.a.v.) Efendimiz, duruma vakıf oldu ve: - "Bu seslenen kimdir, bilirmisiniz?.." Buyurdu... Biz hep birden şöyle dedik: - En iyi bilen Allah ve Resulüdür. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz: - "O, laîn İblistir. -Şeytandır-. Allah'ın laneti onun üzerine olsun..." Buyurunca; hemen Hz. Ömer:
• Fidye, tutulamayan orucun yerine veri-len bir bedeldir. Üzerinde ramazan orucunun kazası bulunan bir kimse iyileşme ümidi ol-mayan bir hastalık veya aşırı yaşlılık vb. bir sebepten dolayı ömrünün sonuna kadar bu orucu tutamayacaksa, tutamadığı her gün için fidye verir.
Tarih:26.11.2006 Rüya başlangıcı:Çatal tepe şehitliğinde bir yaşlı adamla dolaşıyorum bu yaşlı ve kısa sakallı adam gezerken;Hatipoğlu benim mezarım burada,mezarımı yaptır diyor. Ben;Mezarını nasıl bulurum kışın kardan?dedim. Yaşlı adam;Buraya gel,mezarımın üstünde kar yoktur,bulursun.dedi ve uyandım. Gitmeye karar verdik,
Takdim Nikâhlanmanın Ehemmiyeti Nikâhın meşrû olmasının sebebi Kefâet ( Erkeğin kadına denk olması ) Nikâhın rüknü Nikâhın yapılış şekli Vekâlet ile nikâh İstiğfar ve tecdîd-i îmân duâsı Nikâh duâsı Akd-i nikâh senedi (numûne) Evlenmede resmî muâmele Nikâhın şartları Muharremât ( Evlenilmesi haram olan kadınlar ) Radâ ( Emme ) ile olan haramlık Nikâhın hükümleri Nikâhta Mehir Halvet-i Sahîha Hukuk-ı Zevceyn a) Kadınların erkekler üzerindeki hakları b) Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları Terbiye Teaddüd-i Zevcât ( Birden fazla kadınla evlenmek ) Akraba evliliği Doğuma mâni olmak caizmidir? Doğuma mâni olmak için alınan tedbirler Kürtaj ve Çocuk düşürmek Bâtıl nikâhlar ( Müt'a nikâhı ve Muvakkat nikâh) Talâk ( Boşama )
Niyetin Mahiyeti Niyetin yeri kalptir. İbadetlere niyette asıl olan kalp ile niyet etmektir. Oruçta da sade-ce kalp ile niyet etmek yeterlidir. Oruç için sahura kalkılması da bir niyettir. Niyetin kalp-le beraber dil ile de yapılması menduptur. Ramazanın her günü için ayrı bir niyet gereklidir
Bir erkeğin birden fazla kadınla evlenmesine İslâm dininde neden izin verilmiştir?
Cevap:
Çok eşlilik teorik olarak ya karının veya kocanın birden fazla olması ile gerçekleşir. Ancak bir ailede karının tek, kocanın birden fazla olması uygulaması tarih boyunca çok nadir olmuş ve ilâhî dinlerin hiç birinde meşru görülmemiştir. Kocanın tek, karılarının birden fazla olması ise hem tarihte daha çok görülmüştür. İslam'ın geldiği coğrafyada sınırsız olarak çok karılı aileler vardı; hem de dinler tarafından, bazı kayıtlar ve sınırlarla onaylanmıştır.
Kur'an-ı Kerim'in, birden fazla kadınla evlenmenin meşruiyetine,
ALLAH RESULÜ EBUBEKİR (SIDDIK-I EKBER )İLE BERABER MEKKELİ MÜŞRİKLERDEN KAÇARKEN SEVR MAĞARASINA SIĞINMIŞLAR.
ALLAH RESULÜNÜN UYKUSU GELMİŞ VE SIDDIK-I EKBERİN KUCAĞINA YATMIŞ BU ARADA EBABEKİR ALLAH RESULÜNE BİR ZARAR GELMESİN DİYE MAĞARA DA Kİ BÜTÜN DELİKLERİ BEZ PARÇALARIYLA KAPAMIŞ AMA BEZ YETMEMİŞ BÜTÜN DELİKLERİ KAPAMAYA.
• Fitre sadakasının vacip kılınması, orucun farz kılındığı yıla rastlar ki, zekâtın farz kılınmasından öncedir. • Fitre sadakası, ramazan ayının sonuna yetişen ve temel ihtiyaçları hariç, nisap mik-tarı malı bulunan ister çocuk ister deli her Müslüman için verilmesi vacip olan bir sada-kadır.
Sabah Namazına Nasıl Kalkılır ? Cemil Tokpınar' ın kaleminden sabah namazına nasıl kalkılır adlı kitabı Kubilay Aktaş'ın sesinden online olarak dinleyebilirsiniz.
Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu Bu yüzden herkes kendisine antipati duyuyordu Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı Cenazesi ortada kaldı Adamın karısı kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü Çoban bir çukur açıp adamı gömdü Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu
Hayatın bir sebebi olabileceği gerçeğini sürekli ihmal ediyoruz. Ve bu ihmalin bize neye malolacağını da bilmiyoruz. Çoğumuz keyfimiz kaçar endişesi ile bu belirsizliğin üstüne gitmiyoruz. Oysa bizim gerçek karşısındaki tavrımız ne olursa olsun, gerçek değişmeksizin orada duruyor. İşte bu kitap (ÖLÜM SON DEĞİL) hayat gerçeğini irdelerken, hayat mı yoksa ölüm mü gerçek sorusunu sormaya zorluyor bizi...
Kafkas kartalı diye anılan İmam Şamil, çarlık Rusya'sının düzenli ordularına karşı Kafkasya'nın bağımsızlığı için bir avuç fedakar ve sadık adamıyla uzun yıllar mücadele vermiş bir lider ve kahramandı Çarlık Rusya'sının her imkana sahip orduları karşısında, insan da dahil eksilen hiç bir-şeyi yerine koyamadığı için sonunda mağlup olmuş ve esir düşmüştü Fakat
Sübhânekellâhümme ve bi hamdik ve tebârakesmük ve teâlâ ceddük (ve celle senâük) ve lâ ilâhe gayrük.
Okundugu yerler: Namazlarda ayakta iken okunur.
1- Her namazin ilk rek'atinde, iftitâh tekbîrinden sonra, 2- Ikindi namazinin sünnetinde, üçüncü rek'ate kalkinca Fâtiha'dan önce. 3- Yatsi namazinin ilk sünnetinde, üçüncü rek'ate kalkinca, Fâtiha'dan önce, 4- Terâvih namazi dört rek'atte bir selâm verilerek kiliniyorsa, üçüncü rek'ate kalkildigi zaman, Fâtiha'dan önce. 5- Cenâze namazinda, birinci tekbîrden sonra. (ve celle senâük) sadece Cenaze Namazinda okunur.
Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye'yi dinlemek için ilgili kısımdaki maddeleri tıklayınız. Sesler mp3 formatındadır.Dinlemek için, bilgisayarınızda Windows Media Player veya mp3 dinleyecek bir program kurulu olmalıdır. Windows Media Player'ı yüklemek için tıklayınız.
Televizyoncuların işi seyircinin ilgisini çekip para kazanmak olduğu için verilen mesajın zarar veya yararını hesaba katmadan akıllarına gelen konuyu işliyorlar. Reenkarnasyon (insan öldükten sonra ruhunun bir başka bedende yeniden dünya hayatına dönmesi) konusu da bunlardan biri. Bugünlerde yine tartışıldığı için kısaca dinî ve ilmî olarak Reenkarnasyon nedir sorusuna cevap vereceğim.
Dindeki hükmü bakımından kürtaj, ananın veya bir başkasının maddî veya manevî müdahalesi ile cenînin rahimde veya dışarı çıkarılarak öldürülmesidir. Cenîn, hâmileliğin ilk gününden itibaren hâmile kadının rahmindeki çocuktur. Özellikle cerrahi tıbbın gelişmesinden önce ilkel yöntemlerle yapılan cenîn katli günümüzde, ameliyat ortamında ve -genellikle- doktorlar tarafından yapılmaktadır.
İBADETİN İNSAN VÜCUDUNA OLAN FAYDALARI ORUÇ: --Bu gün orucun maddi faydaları tıp otoriteleri tarafından kabul edilmiştir.öyleki avrupanın bazı ülkelerinde Oruçla Tedavi Merkezleri bile kurulmuştur. --Karaciğer ve sindirim sistemini en mükemmel bir şekilde dinlendirmektedir. --kemik iliğine yaptığı uyarıcı tesir sebebiyle kansızlığa en iyi tedavi şeklidir. --Damar sertliğini ortadan kaldırır. --Kalbi dinlendirir. ABDEST: --İnsanın statik elektiriğini atar. --Deri ve sinir sistemindeki gerilimleri yok eder.
Bugün İstanbul'da oturup da bu şehrin Laleli diye bir semti bulunduğunu bilmeyen yoktur Burada yine bu isimle anılan bir de tarihi cami vardır Bu semt ve cami hakkında ilginç bir hikaye anlatılmaktadır:
Laleli Camiini Sultan III Mustafa (Padişahlığı 1757-74 yılları arasıdır) yaptırmıştır Sultan Mustafa bu camii yaptırırken çevrede Laleli Baba namında bir din büyüğünün yaşadığını, gerçek bir mürşit olduğunu, hikmetli sözler söylediğini öğrendi İçinde bu zatla görüşmek, söz ve sohbetinden yararlanmak arzusu doğdu Cami inşatını denetlemeye geldiği bir gün Laleli Baba ile görüşmek istediğini bildirdi Laleli Baba'ya hemen padişahın kendisini ziyaret etmek istediği haberi ulaştırıldı, o da buyur etti Padişah Laleli Baba'nın sohbetinden gerçekten memnun kaldı İçinde La leli Baba ile daha sık görüşme arzusu uyandı Ayrılacağı sırada bu din ulusuna bir soru sordu:
- Efendi Hazretleri, bu dünyada en güzel şey nedir acaba?