|
Fâiz Nerede Harcanmalıdır? |
|
Yazar feyza
|
|
Soru: Bir yakınım vefat etti. Vârislerinden biri de benim. Bankadan alınan parasının içinde bir buçuk aylık fâiz varmış. Bu parayı ne yapmalıyım, ne gibi bir yere vermeliyim? Cevap: İslâm, fâizi fukaradan alınmış haksız bir kazanç olarak görür ve şiddetle yasaklar. Fâiz almayı ve vermeyi en büyük günahlardan sayar. Buna göre bir Müslümanın bir zorunluluk yokken, kendi iradesiyle fâiz almasının ve vermesinin mümkün olamayacağını söyler. Ama, her nasılsa parasına fâiz tahakkuk etmişse durum ne olacaktır? Soru budur. Eğer fâizi veren taraf, banka gibi bir kurum değil de bir şahıs ise, aldığı fâizi ona iade edecek ve helâlık alacaktır. Fâiz alan taraf şahıs değil de bir banka ise bunun anlamı şudur: Banka diğer mevduatlar gibi, ondan aldığı mevduatı da fâiz kazanmakta kullanmış ve kazandığının bir miktarını da ona vermiştir. Bankanın müşterisi pek çok olduğu için kazandığı fâizin kimden ne ölçüde alındığı belli değildir. Öyleyse kısaca toplumdan alındığı varsayılır ve bu fâizin de topluma iade edilmesi istenir. Bunu toplumun her bir ferdine iade etmek mümkün olamayacağına göre topluma gerçekten hizmet veren kurumlara, derneklere, vakıflara vermek ve bundan bir sevap da beklememek gerekir. Bunun tek sevaplı yönü, haramı elden çıkarma yiğitliği göstermiş olmasıdır. Böyle bir durumda tahakkuk eden fâizi bankadan almamak ise, iki kere hatadır: Hem fâiz sömürüsüne katkıda bulunduğu, hem de hamakat gösterdiği için. (F.B.)
|