• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

WWW.KEVSERHAVUZU.COM

MASUMİYET VE MERHAMET

Masumiyet ve Merhamet

Esirler arasında bir kadın... Belli ki yorgun, ümitsiz... Kolay mı? Savaştan çıkmışlar. Vatanlarını, mallarını mülklerini, özgürlüklerini kaybetmişler. Yazık ki kabilesi alemlere rahmet Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz ile savaşmış. Harp sona ermiş; kadının kabilesi mağlup olmuş. Kalanlar esir alınmış. Sahabe-i Kiram r.a., ele geçirmiş oldukları esirleri savaştan sonra bir yerde toplamışlar. Rasul-i Ekrem s.a.v. de orada, esirlere bakıyor... Kalabalığın arasında kadın telaşlı, öteye beriye bakıp bir şey arıyor. Biraz sonra bir çocuk gözüne ilişiyor. Birden çevikleşip çocuğa koşuyor, kucaklayıp şefkatle bağrına basıyor. Bir tarafa çekilip emzirmeye başlıyor. Belli ki kargaşada çocuğunu kaybetmiş. Bulduğunda dünyalar onun oluyor; esirliğin üzüntü ve sıkıntılarına aldırmadan... Kimin merhameti? Varlığı alemlere yüce bir merhamet ve şefkatin eseri olan Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz bu manzarayı seyreden sahabilerine soruyor: - Ne dersiniz, bu kadın yavrusunu ateşe atar mı? Sahabe-i Kiram r.a.: - Hayır, atmaz! diyorlar. Bunun üzerine Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz şöyle buyuruyor: - “Şüphe yok ki Allah Tealâ’nın kullarına merhameti, şu kadının çocuğuna olan merhametinden daha fazladır.” (Buharî, Edeb 18) Bu esir kadının akıbeti hakkında başka bilgiye ulaşamadık. Ama rahmet Peygamberi s.a.v. Efendimiz’in, en merhametli yolu izlemiş olduğundan da zerre kadar şüphemiz yoktur. Olayın cereyan şekli ve Efendimiz s.a.v.’in ifadesi, Yüce Mevlâ’nın kullarına olan merhametinin enginliğini, hiç çıkmayacak şekilde hafızalara nakşediyor. Ya şiddetli azap? Ömer Nasuhi Bilmen Hocaefendi, bir sohbetinde yukarıdaki hadisi naklettikten sonra çok hikmetli bir noktaya dikkatlerimizi çekiyor: “Şu hususa da dikkat edilmelidir: Çocuklar masum hallerinden dolayı annelerinin merhametini kazanırlar. Bir kul da hayatını temiz bir şekilde sürdürmeye devam etmelidir ki ilâhi merhamete layık olsun. Yoksa Cenab-ı Hak, ‘erhamü’r-rahimîn: merhametliler merhametlisi’ olmakla beraber ‘şedîdu-l‘ikâb: azabı oldukça şiddetli’dir aynı zamanda... Nitekim Kur’an-ı Kerim’de: ‘Biliniz ki Allah, azabı oldukça şiddetli olan ve çok bağışlayıp çok merhamet edendir.’ (Maide, 98) buyrulmuştur.” (Ömer Nasuhi Bilmen, Kur’an-ı Kerîm’den Dersler ve Öğütler, s.56, İstanbul 1947) Merhametin sahibi, insanı da en güzel şekilde yaratmış ve insanın bu güzelliği bozmamasını istiyor. Yaratılışından sapmamasını, çirkinleşmemesini istiyor. Öyleyse kula düşen güzel yaratılışını muhafaza etmek. Ki böylece üzerinden merhamet eksik olmasın...

Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   
39 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Mecme’ül Enhur
Belirli Günler ve Haftalar
Resimli Hikayeler